monet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpg

Çağdaş Teknoloji - Konfor ve Mutluluk

İki yüzyıl ara ile yaşanan bilimsel ve teknolojik devrimler (Sanayi Devrimi, İletişim-Bilişim Devrimi) çağdaş uygarlıkta hem nicelik hem de nitelik bakımından geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde büyük ve önemli gelişmeler sağlamıştır. İnsanoğlu açısından varılan sonuç kısaca her alanda kolaylık, rahatlık yani konfordur. Özellikle üretim ve benzeri insan eylemleri, çalışmaları ile ilgili olarak modern teknoloji,  araç ve gereçler bizim işimizi, yaşamımızı ziyadesiyle kolaylaştırmıştır. Teknik buluşlar, yenilikler sanki bedenimize yeni organlar eklemekte ve biz tüm zahmetli bedensel işlerde bu alet ve aygıtları kullanmaktayız.

Bu noktada kritik ve temel soru şudur. Evet, bu teknoloji, sayısız alet ve mekanizmalar, sistemler bize çok büyük konfor sağlamaktadır. Ama bu maddi unsurlar bize aynı oranda mutluluk sağlıyor mu? Psikolog, ruh sağlığı uzmanı, sosyolog ve mutluluk üzerine kafa yoran diğer sosyal bilimcilerin çoğu bu soruya olumsuz cevap vermektedirler. Burada söz konusu sorunla ilgili olarak en temel ve kapsamlı sebep, gerekçe özetle şu cümle ile karşılanmaktadır.

"Hızlı Gittik Ruhlarımız Geride Kaldı"

Kültürel Boşluk

Amerika’da bir beyaz adam Kızılderili kabilelerinden birine konuk olmuş. Bir gün kabile reisi atına binerek uzayıp giden ovaya doğru atı sürmüş. Beyaz adam dâhil kabilenin erkekleri de aynı şekilde onu izlemişler ve at koşturmuşlar. Başta reis olmak üzere, grup atlarını hızlı biçimde sürerek uzunca bir süre yol almışlar. Ovanın ortalarına gelince birdenbire reis atını durdurmuş, inip toprağa bağdaş kurarak oturmuş. Diğerleri de atlardan inerek yanına gelmişler. Beyaz adam reise yaklaşarak sormuş: “Ne oldu da aniden durup yere oturdunuz?” demiş. Reis, “ Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı” diye cevap vermiş. Çağımızda yaşanan teknolojik ve ekonomik gelişmeler sonucu olarak meydana gelen psikososyal ve kültürel değişmeler, boşluklar, çelişki ve sorunlar kısa ve öz olarak, bu ifadeden başka bir cümle ile bu kadar güzel anlatılamaz, diye düşünüyorum.

Tecessüs ve Tefekkür

Tecessüs Ve Tefekkür Her Şeyin Temelidir

Aristoteles “Bilim merakla başlar” demiş. Sadece bilim mi? Bilim, felsefe, sanat, keşif ve icatlar yani aslında kültür ve uygarlıkla ilgili olan her şey merakla başlar. Burada tecessüsü yoğun bir anlama, kavrama, inceleme merakı olarak kullanıyoruz. Basit veya karmaşık tüm öğrenme, araştırma davranışlarının temelinde merak duygusu vardır. Yüzeysel ve sıradan bir insan davranışı olarak görülse de dedikodunun temelinde bile yoğun bir merak duygusu bulunmaktadır. Hatta merak güdüsü hayvanlarda da, ilkel bir biçimde olmakla birlikte, yaygın olarak gözlenir.

Toplumlarda bütün yeniliklerin, ilerlemelerin motoru insandaki ihtiyaçla birlikte merak etme özelliğidir. Günlük, basit merakın, düşüncenin ötesinde oluşan tecessüs ve tefekkür, artık yeni bir fikrin, nesnenin, aletin, sistemin veya teorinin oluşturulması yolunda ciddi bir yolculuğa çıkmak demektir.  Söz konusu davranış insandan o ölçüde de bir çaba, irade ve tutku ister.
Bu nedenlerle, niteliği ne olursa olsun insanın yeni bir şey üretmesi, tasarlaması demek olan bu iki özelliği her insanda aynı düzeyde bulunmamaktadır. Tabi bu, insandaki zihinsel kapasite ve motivasyonla, bireyin içinde bulunduğu maddi ve ruhsal şartlarla da ilgili bir husustur.