monet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpg

Yönetmek Üzerine

İnsanın bütün eylemleri en başta, hangi nitelikte olursa olsun, ihtiyaçlarını tatmine yöneliktir. Bu ana sebep insanı çevresi ile iletişime-etkileşime götürür ve insan, yaşamı boyunca bu tür amaçlarını gerçekleştirmek için mücadele eder. Kişinin önce hayata tutunması, canlılığını, soyunu sürdürebilmesi vazgeçilemez bir şarttır. Dolayısıyla tüm canlılarda olduğu gibi insanların da, önde gelen etkinlikleri özellikle fizyolojik nitelikte olan ihtiyaçların yani beslenme, barınma ve üreme ihtiyaçlarının karşılanması, bunların tatmini bakımından doğa ile diğer insan ve topluluklarla ilişkiye girmeleri ve mücadeleyi ömür boyu sürdürmeleri gerekiyor. Bu sebeple olsa gerek Konfüçyüs “Dünyayı yöneten aşk ve açlıktır” demiştir.

Artık En Önemli Politik Aktör Kitlelerdir

Bu sitede yayımladığımız birkaç makalede, İletişim Devrimi’nden sonra 21. yüzyılda politika ile ilgili her türlü etkinliklerde, süreçlerde ve karar mekanizmalarında kitlelerin etkilerinin eskiye göre arttığını belirtmiştik. Şimdi kitlelerin tüm politik kararlarda, uygulamalarda baskın bir şekilde rol oynadıklarını daha genişçe ve ayrıntılı olarak ele almak istiyoruz.

Kitleler, tüm dünyada Yakınçağ’la birlikte sosyal, kültürel, teknolojik ve ekonomik devrimlerin sonucu olarak, demokratik düşüncelerin, kurumların ve siyasi sistemlerin devreye girmesi ile önem kazanmıştır. Yani toplumlar monarşik yönetim sistemlerinden, geleneklerinden insan hak ve özgürlüklerine dayalı demokratik uygulamalara geçtikçe kitlelerin etkinliği artmıştır. İletişim-Bilişim Devrimi ile katılımcı demokrasi öne çıktıkça politikacılar kitlelerin düşüncelerine, yargılarına ve taleplerine daha fazla yer vermek zorunda kalmışlardır.

Batı'nın Bütün Cilaları Dökülüyor

Batı Uygarlığı

Siyasal alanda ve sosyal bilimler literatüründe Batı denilince Amerika’yı da içine alacak biçimde olmak üzere Batı uygarlığı yani Avrupa uygarlığı akla gelir. Bu özü itibariyle bir Hıristiyan uygarlığıdır. Zaten birçok uygarlık tarihçisi de geçmişte görülen uygarlıkları tanımlar ve açıklarken dini referans olarak ele almaktadırlar. Çünkü din uygarlıkların en önemli manevi unsurunu teşkil etmektedir. Bugün Kuzey Amerika bu uygarlığın daha genç, dinamik, yaratıcı bölümünü, Avrupa kıtası ise yaşlanmış, yorgun ve nispeten yaratıcılığı azalmış mekânını oluşturmaktadır. Uygarlıkların tarihiyle ilgili kitap ve diğer metinlerde çok zengin bir “Doğu-Batı” literatürü de bulunmaktadır. Burada Batı ifadesiyle Batı uygarlığı, Doğu ifadesiyle de daha çok Doğu İslam uygarlığı kastedilmektedir.