monet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpg

Haz-Mutluluk Ve Çağdaş Uygarlık

Haz ve Mutluluk


İnsanlar acı ve elemden kaçar, hazza yönelirler. Bu insan doğasının gereğidir, normaldir. Haz (zevk) biyopsişik bir olaydır. İnsan etkinliklerinin temelinde çoğunlukla bu duygu bulunur. Maddi hazlar olduğu gibi manevi hazlar da vardır. Haz, bir anlamda hayatın, her türlü gelişmenin, buluşların, icatların dinamosudur. Bizi motive eden temel unsurdur.


Mutluluk ise hazdan farklı bir kavramdır; mutluluk, hazza göre daha kapsamlı, yoğun, derinliği olan, insan ruhunu bütünüyle etkileyen, hazdan bir adım daha ileride olan bir duygudur. Her hazzın içinde bir mutluluk yoktur, ama her mutlulukta bir haz vardır. Haz mutluluğun bir unsurudur. İnsanların esas ve sonuç olarak amacı sadece zevk almak değil, mutlu olmaktır. Her zaman mutlu olmayı murat ederiz. Hazza ulaşmak kolaydır da, mutlu olmak o kadar kolay değildir.

Çağdaş Teknoloji - Konfor ve Mutluluk

İki yüzyıl ara ile yaşanan bilimsel ve teknolojik devrimler (Sanayi Devrimi, İletişim-Bilişim Devrimi) çağdaş uygarlıkta hem nicelik hem de nitelik bakımından geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde büyük ve önemli gelişmeler sağlamıştır. İnsanoğlu açısından varılan sonuç kısaca her alanda kolaylık, rahatlık yani konfordur. Özellikle üretim ve benzeri insan eylemleri, çalışmaları ile ilgili olarak modern teknoloji,  araç ve gereçler bizim işimizi, yaşamımızı ziyadesiyle kolaylaştırmıştır. Teknik buluşlar, yenilikler sanki bedenimize yeni organlar eklemekte ve biz tüm zahmetli bedensel işlerde bu alet ve aygıtları kullanmaktayız.

Bu noktada kritik ve temel soru şudur. Evet, bu teknoloji, sayısız alet ve mekanizmalar, sistemler bize çok büyük konfor sağlamaktadır. Ama bu maddi unsurlar bize aynı oranda mutluluk sağlıyor mu? Psikolog, ruh sağlığı uzmanı, sosyolog ve mutluluk üzerine kafa yoran diğer sosyal bilimcilerin çoğu bu soruya olumsuz cevap vermektedirler. Burada söz konusu sorunla ilgili olarak en temel ve kapsamlı sebep, gerekçe özetle şu cümle ile karşılanmaktadır.

"Hızlı Gittik Ruhlarımız Geride Kaldı"

Kültürel Boşluk

Amerika’da bir beyaz adam Kızılderili kabilelerinden birine konuk olmuş. Bir gün kabile reisi atına binerek uzayıp giden ovaya doğru atı sürmüş. Beyaz adam dâhil kabilenin erkekleri de aynı şekilde onu izlemişler ve at koşturmuşlar. Başta reis olmak üzere, grup atlarını hızlı biçimde sürerek uzunca bir süre yol almışlar. Ovanın ortalarına gelince birdenbire reis atını durdurmuş, inip toprağa bağdaş kurarak oturmuş. Diğerleri de atlardan inerek yanına gelmişler. Beyaz adam reise yaklaşarak sormuş: “Ne oldu da aniden durup yere oturdunuz?” demiş. Reis, “ Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı” diye cevap vermiş. Çağımızda yaşanan teknolojik ve ekonomik gelişmeler sonucu olarak meydana gelen psikososyal ve kültürel değişmeler, boşluklar, çelişki ve sorunlar kısa ve öz olarak, bu ifadeden başka bir cümle ile bu kadar güzel anlatılamaz, diye düşünüyorum.