monet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpg

Günümüz İnsanının Büyük Yanılgısı: Hazzı Mutluluk Zannetmesidir

Tüketim Ekonomisi


İnsanlar günlük yaşam içinde doğaları gereği kendilerine acı ve ıstırap veren olaylardan, varlık ve nesnelerden kaçarak, haz (zevk) veren şeylere yönelirler. Bu, normal ve kaçınılmaz bir süreçtir. İnsanoğlu zorunlu ihtiyaçları ve çeşitli istekleri bağlamında bu amaç doğrultusunda sürekli haz sağlayan yaşantıları gerçekleştirir, tekrar eder.

Fakat önceki makalelerde de bahsettiğimiz gibi, tüketim toplumu ve onu yaratan teknolojik ve ekonomik yapı, sistem, aynı zamanda mutluluğun hazza odaklandığı bir zihniyeti, insan tipini de meydana getirmiştir. İşleyen bu sitemin elemanları organik ilişkiler içinde birbirini etkilemekte ve sistemi kapalı devre çalıştırmaktadır. Yani küreselleşen dünyada ekonomide stratejiyi belirleyenlerin üretim ve tüketim planlamasını yapanların hesabı basittir.  Kitlelerin cebine belirli bir para konulacak, insanlar bu paralarla hemen üretilen malları piyasadan satın alacaklar.  Bu doldur-boşalt mekanizması sürekli işleyecek. Bireylerin kulağına da medya vasıtası ile devamlı, “Ne kadar çok tüketirsen o kadar çok mutlu olacaksın” denilecek. Tabii insanlar gerçek bir ihtiyaç gidersin gidermesin, mal, araç-gereç satın almanın ve bunları tüketmenin bir mutluluk olduğuna inandırılarak oyalanıp duracaklar. Aslında çoğu zaman talep de, arz da gene medya yolu ile suni olarak yaratılmaktadır. Bireylerin, bu hızlı tempo içinde alınan malların gerçek bir ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı konusunu düşünecek ne zamanları ne de takatları vardır. Böylece bireylere bu tüketim harcamalarının getirdiği hazlar da mutluluk diye yutturulmuş olmaktadır. Artık insanlar önlerine konulan malları bazen “moda”, bazen de “çağdaşlık” adına tüketen birer araca, âdeta robota dönüşmüşlerdir. Ama onlar kendilerini “özgür” ve “çağdaş” ayrıca mal tükettikleri oranda da “mutlu” birer birey zannetmektedirler. Bu konuda kişiler arasında büyük bir de rekabet yaşanmaktadır.

Haz-Mutluluk Ve Çağdaş Uygarlık

Haz ve Mutluluk


İnsanlar acı ve elemden kaçar, hazza yönelirler. Bu insan doğasının gereğidir, normaldir. Haz (zevk) biyopsişik bir olaydır. İnsan etkinliklerinin temelinde çoğunlukla bu duygu bulunur. Maddi hazlar olduğu gibi manevi hazlar da vardır. Haz, bir anlamda hayatın, her türlü gelişmenin, buluşların, icatların dinamosudur. Bizi motive eden temel unsurdur.


Mutluluk ise hazdan farklı bir kavramdır; mutluluk, hazza göre daha kapsamlı, yoğun, derinliği olan, insan ruhunu bütünüyle etkileyen, hazdan bir adım daha ileride olan bir duygudur. Her hazzın içinde bir mutluluk yoktur, ama her mutlulukta bir haz vardır. Haz mutluluğun bir unsurudur. İnsanların esas ve sonuç olarak amacı sadece zevk almak değil, mutlu olmaktır. Her zaman mutlu olmayı murat ederiz. Hazza ulaşmak kolaydır da, mutlu olmak o kadar kolay değildir.

Çağdaş Teknoloji - Konfor ve Mutluluk

İki yüzyıl ara ile yaşanan bilimsel ve teknolojik devrimler (Sanayi Devrimi, İletişim-Bilişim Devrimi) çağdaş uygarlıkta hem nicelik hem de nitelik bakımından geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde büyük ve önemli gelişmeler sağlamıştır. İnsanoğlu açısından varılan sonuç kısaca her alanda kolaylık, rahatlık yani konfordur. Özellikle üretim ve benzeri insan eylemleri, çalışmaları ile ilgili olarak modern teknoloji,  araç ve gereçler bizim işimizi, yaşamımızı ziyadesiyle kolaylaştırmıştır. Teknik buluşlar, yenilikler sanki bedenimize yeni organlar eklemekte ve biz tüm zahmetli bedensel işlerde bu alet ve aygıtları kullanmaktayız.

Bu noktada kritik ve temel soru şudur. Evet, bu teknoloji, sayısız alet ve mekanizmalar, sistemler bize çok büyük konfor sağlamaktadır. Ama bu maddi unsurlar bize aynı oranda mutluluk sağlıyor mu? Psikolog, ruh sağlığı uzmanı, sosyolog ve mutluluk üzerine kafa yoran diğer sosyal bilimcilerin çoğu bu soruya olumsuz cevap vermektedirler. Burada söz konusu sorunla ilgili olarak en temel ve kapsamlı sebep, gerekçe özetle şu cümle ile karşılanmaktadır.