monet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpg

Eğitim Üzerine -1

 

Eğitim Çok Boyutlu ve Çok Kapsamlı Bir Kavramdır

Eğitim üzerine yazı yazmak, konuşmak hem çok kolay hem de çok zor. Kolay, çünkü eğitim konusunda herkesin söyleyebileceği bir şeyler vardır. Bu kavram ve sosyal etkinlik herkesi az çok ilgilendirir ve herkes bu kavramın bir boyutu ile mutlaka bağlantılıdır. Eğitim üzerine yazmak bir bakıma zordur, çünkü bu kadar genel olan ve içine çok şeyin doldurulduğu, herkesin az çok dâhil olduğu veya bir yönüyle ilişkili bulunduğu bir konu çok dağılmış, âdeta özünü kaybetmiş, herkesçe tanımlandıkça da belirsizleşmiş demektir. Hemen anlaşılmaktadır ki, bu kavram çok yönlü ve çok boyutludur, öneminden dolayı da her zaman ve her toplumda güncelliğini koruyan bir kavramdır.

Her Sosyal ve Siyasal Sistem, Kavram ve Kurumlarını Kendi Yaratmak Zorundadır

 

Kavram ve Sosyal Kurum Üretme

İnsan ve toplum kültür üreten varlıklardır. Kültürün ana unsurları da kavramlar, değerler ve kurumlardır. Kültürdeki dinamizm ve süreklilik devamlı üretilen kavram ve kurumlar sayesinde olur. Kavram yaratma kültürün bir bakıma özüdür. Toplumsal yapıdaki, sistemdeki yaratıcılık üretilen kavram ve kurumlar yolu ile somutlaşır. Uygarlıkların temelini ve ayırt edici vasıflarını da esas itibariyle kültürlerin yarattıkları bu kavramlar oluşturmaktadır.

Mülteci Sorunu Üzerine

Dünyada 2015 yılının en önemli olayı özellikle Ortadoğu’dan Avrupa’ya doğru yürüyen mültecilerin yarattığı krizdir. Bu olay, 20. yüzyıldaki İletişim Devrimi’nden bu yana sebepleri ve sonuçları itibariyle en kapsamlı, anlamlı ve etkili bir büyük değişmenin gerçekleşmekte olduğunu göstermektedir. Avrupalılar bu göçün ve ifade ettiği değişmenin ne kadar farkındalar, onu bilmiyoruz. Bu basit ve sıradan bir mülteci olayı değildir.

Şimdi, söz konusu göç dalgasının genel bir değerlendirmesini ve analizini yapmaya çalışalım. Tabii bugünkü değişmelerin ve güncel olayların hepsinin temelinde birinci olarak 18. yüzyıldaki Sanayi Devrimi vardır; ikinci olarak bu olayın ardından 20. yüzyılda gerçekleşen İletişim Devrimi bulunmaktadır. Sanayi Devrimi önce Avrupa’da başladığı için bu devrim Batı’yı, Batı uygarlığını çok güçlendirdi, Batı’nın eline çok güçlü araçlar verdi ve ona diğer uygarlıklar (dolayısıyla diğer ülkeler) üzerinde egemenlik kurma imkânı sağladı. Böylece dünya, önce sosyoekonomik açıdan, sonra kültürel ve siyasal bakımlardan ikiye ayrılmış oldu: Bir tarafta gelişmiş, kalkınmış (zenginleşmiş) ülkeler, diğer tarafta da geri kalmış (fakir) ülkeler. Peki, bu nasıl oldu? Batı sanayileşmenin eline verdiği araç ve imkânlarla dünyanın geri kalan ülkelerindeki her türlü ekonomik kaynakları (insan kaynağı ve doğal zenginlikler gibi) sömürdü, istediği gibi kullandı. Geri kalmış ülkeler, üretim kavramı açısından bakarsak, hem beşeri ve doğal kaynaklar, hem de üretilen mallar için çok uygun pazarlar hâline geldiler.