monet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpg

Ulusların Düşüşü ve Yükselişi

Daron Acemoğlu ve James A. Robinson 2012 yılında, 15 yıllık ortak bir çalışmanın ürünü olarak, çok önemli bir eser meydana getirmişlerdir: “Ulusların Düşüşü”. Bu kitap esas olarak, toplumlarda güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenlerini, ulusların yükseliş ve düşüş süreçlerini inceleyip araştıran, sonuçta bu sorunlarla ilgili olmak üzere, bir kuram ( tez) geliştirmeye çalışan bir eserdir.

 

Bize göre çalışma çok başarılı ve verimlidir. Bu uzun süre içinde büyük bir emek harcanmıştır. Son yüzyıllarda hemen her aydının en azından teorik olarak düşündüğü, akıl yürüttüğü, tartıştığı önemli bir meseleye birçok örnekten, uygulamadan hareketle epeyce açıklık getirmişlerdir. Bu meselenin özü şudur: Neden bazı ülkeler geri kalmıştır veya azgelişmiştir de, bazı ülkeler bu ülkelere göre oldukça sanayileşmiş, modernleşmiş dolayısıyla gelişmiş, ilerlemiş durumdadırlar? Bu konu dün olduğu gibi bugün de güncelliğini korumaktadır. Bu mesele ile ilgili olarak eser, sosyolojik açıdan bazı önemli ve ilginç tezler, yorumlar ortaya koymuştur. Biz burada kitapta yer alan, savunulan ve özellikle sosyolojik açıdan anlamlı bulduğumuz bazı tespit ve yorumlara özet hâlinde değinmek istiyoruz.

Her Toplum-Sosyal Sistem Nevi Şahsına Münhasırdır

Bilimlerde Genelleme ve Sınıflandırma

Varlık ve olaylarla ilgili olmak üzere, onların özelliklerini dikkate alarak genelleme, sınıflama yapmak insan zihninin çok önemli bir niteliğidir, becerisidir. Bilimsel çalışmaların da yapılan tanımlardan sonra ikinci aşaması ele alınan varlıkları, nesneleri  ve olayları sınıflandırmaktır. Bu işlem bize, yapılan araştırma ve incelemelerde kolaylık ve her bakımdan tasarruf sağlar. Öncelikle zaman bakımından kazancımız büyük olur. Ancak, varlık ve olayların kendi gerçeklikleri, nitelikleri titiz bir şekilde araştırılmadan kolaycılığa kaçarak acele genellemeler yapmak faydadan çok zarar da getirir.

Mesela bir insanın sınırlı bir zaman dilimindeki belirli bir davranışına bakılarak hemen genelleme yolu ile bir hüküm vermek tehlikeli ve yanlıştır. Böylesine bir hüküm verebilmek için çok sayıda örnek davranışın gözlenmiş olması gerekir. Giddens da toplum bilimlerinde, tümel yasaların olmadığından hareketle, genellemeler yapmanın güçlüğüne vurgu yapmaktadır (Giddens, 1999: 427).

Türkiye'de Meslek Ahlakı ve Politikanın Cazibesi

Türkiye’de insanların günlük konuşma ve davranışlarına bakıldığı zaman, en dikkat çeken özelliklerden biri olarak, herkesin büyük bir ciddiyetle ve bir tutku derecesinde olmak üzere politika ile ilgilendikleri görülür. Bu durum demokratik sistemin varlığı, işlemesi ve başarısı açısından iyi bir özelliktir, gereklidir ve yararlıdır. Yöneticilerin seçimle geldiği bir yapı içinde tüm bireylerin toplum sorunları ile ilgilenmeleri kadar doğal bir şey olamaz. Ancak Türkiye’deki durum ise çok abartılı ve o nedenle de patolojiktir. Herkesin her yer ve zamanda her konu konuşulduğunda olayı hemen günlük politik düşünce ve uygulamalara dayandırması, bireysel, mesleki konuları bile politik söylemlerle karıştırarak açıklaması, yorumlaması normal bir durum değildir.