monet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpg

Türkiye'de Meslek Ahlakı ve Politikanın Cazibesi

Türkiye’de insanların günlük konuşma ve davranışlarına bakıldığı zaman, en dikkat çeken özelliklerden biri olarak, herkesin büyük bir ciddiyetle ve bir tutku derecesinde olmak üzere politika ile ilgilendikleri görülür. Bu durum demokratik sistemin varlığı, işlemesi ve başarısı açısından iyi bir özelliktir, gereklidir ve yararlıdır. Yöneticilerin seçimle geldiği bir yapı içinde tüm bireylerin toplum sorunları ile ilgilenmeleri kadar doğal bir şey olamaz. Ancak Türkiye’deki durum ise çok abartılı ve o nedenle de patolojiktir. Herkesin her yer ve zamanda her konu konuşulduğunda olayı hemen günlük politik düşünce ve uygulamalara dayandırması, bireysel, mesleki konuları bile politik söylemlerle karıştırarak açıklaması, yorumlaması normal bir durum değildir.

Filozofların Aydınlatmadığı Toplumları Şarlatanlar Aldatır

“Müzik ruhun gıdasıdır” denir. Bu yargı doğrudur, ama eksiktir. Aslında insan ruhunun ( ruh kavramını genel ve geniş anlamda kullanırsak) bir duygusal, bir de zihinsel-rasyonel boyutu vardır. Duygusal boyutunu sanat (tüm güzel sanatlar) ve inançlar-din, zihinsel boyutunu da felsefe (düşünce) beslemektedir. Fakat felsefe gündelik, basit düşüncelerden farklıdır. Felsefe, derinliği olan ve sistemli, yöntemli, tutarlı, kapsamlı, teorik düşünceleri ifade eder. Biyolojik ve kimyasal elemanlardan oluşan bedenimiz hayvanlarla ortaktır. İnsanı yüceleştiren, hayvanlardan ayıran bu ruhsal niteliklerimizdir. Dolayısıyla en tipik insani özellikler, davranışlar ahlak ve inançlarla birlikte sanatsal ve düşünsel eylemlerimizdir. Kültür ve uygarlıkları da yaratan işte bu yeteneklerimizdir.

Toplumun Bilinçaltı ve Kitle Hareketleri

 

Bireyin ve Toplumun Bilinçaltı 


Bireylerin yaşamında bilinç kadar bilinçaltının da önemli bir yeri vardır. Bilinçaltı, bilince yansıyan ve kişiyi etkileyen olayların kaydedildiği veya sonra kullanılmak üzere gerekli gereksiz, eski ve yeni her şeyin saklandığı, hem bir depo, hem de bir enerji kaynağı olarak tanımlanabilir. Bilinç âdeta bilgisayar gibi her şeyi kaydeder ve kendiliğinden bu depoya aktarır. Uğruna kavgalar edilen düşünceler, özlemler, acı ve tatlı anılar âdeta demlendirilmek üzere bilinçaltına bırakılırlar. Bireyde fazla iz bırakmayan, önemli bir sarsıntı yaratmayan bilgiler, duygular ve yaşantılar zamanla silinebilir, kayıttan düşebilir.