van_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpg

Her Toplum-Sosyal Sistem Nevi Şahsına Münhasırdır

Bilimlerde Genelleme ve Sınıflandırma

Varlık ve olaylarla ilgili olmak üzere, onların özelliklerini dikkate alarak genelleme, sınıflama yapmak insan zihninin çok önemli bir niteliğidir, becerisidir. Bilimsel çalışmaların da yapılan tanımlardan sonra ikinci aşaması ele alınan varlıkları, nesneleri  ve olayları sınıflandırmaktır. Bu işlem bize, yapılan araştırma ve incelemelerde kolaylık ve her bakımdan tasarruf sağlar. Öncelikle zaman bakımından kazancımız büyük olur. Ancak, varlık ve olayların kendi gerçeklikleri, nitelikleri titiz bir şekilde araştırılmadan kolaycılığa kaçarak acele genellemeler yapmak faydadan çok zarar da getirir.

Mesela bir insanın sınırlı bir zaman dilimindeki belirli bir davranışına bakılarak hemen genelleme yolu ile bir hüküm vermek tehlikeli ve yanlıştır. Böylesine bir hüküm verebilmek için çok sayıda örnek davranışın gözlenmiş olması gerekir. Giddens da toplum bilimlerinde, tümel yasaların olmadığından hareketle, genellemeler yapmanın güçlüğüne vurgu yapmaktadır (Giddens, 1999: 427).

Türkiye'de Meslek Ahlakı ve Politikanın Cazibesi

Türkiye’de insanların günlük konuşma ve davranışlarına bakıldığı zaman, en dikkat çeken özelliklerden biri olarak, herkesin büyük bir ciddiyetle ve bir tutku derecesinde olmak üzere politika ile ilgilendikleri görülür. Bu durum demokratik sistemin varlığı, işlemesi ve başarısı açısından iyi bir özelliktir, gereklidir ve yararlıdır. Yöneticilerin seçimle geldiği bir yapı içinde tüm bireylerin toplum sorunları ile ilgilenmeleri kadar doğal bir şey olamaz. Ancak Türkiye’deki durum ise çok abartılı ve o nedenle de patolojiktir. Herkesin her yer ve zamanda her konu konuşulduğunda olayı hemen günlük politik düşünce ve uygulamalara dayandırması, bireysel, mesleki konuları bile politik söylemlerle karıştırarak açıklaması, yorumlaması normal bir durum değildir.

Filozofların Aydınlatmadığı Toplumları Şarlatanlar Aldatır

“Müzik ruhun gıdasıdır” denir. Bu yargı doğrudur, ama eksiktir. Aslında insan ruhunun ( ruh kavramını genel ve geniş anlamda kullanırsak) bir duygusal, bir de zihinsel-rasyonel boyutu vardır. Duygusal boyutunu sanat (tüm güzel sanatlar) ve inançlar-din, zihinsel boyutunu da felsefe (düşünce) beslemektedir. Fakat felsefe gündelik, basit düşüncelerden farklıdır. Felsefe, derinliği olan ve sistemli, yöntemli, tutarlı, kapsamlı, teorik düşünceleri ifade eder. Biyolojik ve kimyasal elemanlardan oluşan bedenimiz hayvanlarla ortaktır. İnsanı yüceleştiren, hayvanlardan ayıran bu ruhsal niteliklerimizdir. Dolayısıyla en tipik insani özellikler, davranışlar ahlak ve inançlarla birlikte sanatsal ve düşünsel eylemlerimizdir. Kültür ve uygarlıkları da yaratan işte bu yeteneklerimizdir.