van_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpg

Demokrasi ve Devrimci Tutum

Demokrasi Nedir?
Bu makalede demokrasi ile devrimci tutum arasındaki ilişkiyi Touraine’in bu konu ile ilgili özlü bir ifadesinden yola çıkarak açıklamak istiyoruz. Ancak önce kısaca demokrasi kavramına ve bu kavramın daha çok da kültürel-değerler boyutuna değinmek faydalı olur diye düşünüyoruz. Demokrasi topluma ait tüm hak ve güçleri halkın kullandığı, yurttaşların oy verme yolu ile kendi çıkarlarına hizmet edecek bir hükümet kurma şekline sahip oldukları, herkesin medeni (sivil), siyasi ve ekonomik özgürlüklerinin güvenlik altında bulunduğu bir siyasi rejimdir (Aron, 1978: 376). Temel hak ve özgürlüklerin en geniş anlamda kullanıldığı aynı zamanda bireylerin geniş sorumluluklar yüklendiği bir siyasal sistemdir. Demokrasi genel anlamda ve sosyal, kültürel boyutu bakımından ele alındığında onun aynı zamanda bir dünya görüşü, bir yaşam biçimi olarak da tanımlanması mümkündür. Sanayi Devrimi’nden bu yana demokrasi 19. ve 20. yüzyıllarda dünyada herkesin ve her toplumun gerçekleştirmek istediği kusurları en az olan ve mevcut yönetim sistemleri içinde insanı, toplumları en çok mutlu eden siyasal sistem olarak algılanmaktadır. İnsanlık-uygarlık tarihi bakımından ele alındığında onun uzun bir sosyoekonomik ve sosyokültürel gelişme sonunda gerçeklik kazandığını söyleyebiliriz. İnsanoğlunun nice sosyal ve siyasal tecrübeleri sonucunda olgunlaştırılmış bir kültür ve uygarlık olgusudur. Demokrasi artık karşı konulamayan bir yönetim sistemi hâline gelmiştir. Bu noktada evrensel bir uzlaşma vardır denilebilir.

Çağdaş Toplumlarda Kitle Hareketleri

Kitle (Yığın) Nedir?
Burada özellikle günlük kent yaşamı içinde, cadde ve sokaklarda kendiliğinden, rastgele oluşan ve o anda sadece belirli bir mekânı paylaşmaktan başka bir özelliği olmayan kalabalıkları kastetmiyoruz. Yani bu anlamda kalabalık, kitle, yığın biyolojik veya fiziksel herhangi çokluktan başka bir şey değildir. “Burada bir yığın insan oturmuş enflasyonu konuşuyorlar”, “Pazar yeri çok kalabalıktı”, “Şurada bir taş yığını var” örneklerinde olduğu gibi. Bizim bu makalede söz konusu ettiğimiz kitleler (yığınlar) ise toplumda gelip geçici, süreksiz olmakla birlikte psikososyal ve siyasal etkileri oldukça fazla olan, yoğun ortak sosyal tepkiler veren toplulukları ifade etmektedir. Toplumda sosyal bütünleşme ne kadar sağlam olursa olsun, toplum gene de heterojen bir özellik gösterir. Çünkü bireyler arasında fizyolojik, psikolojik, kültürel, ekonomik, dinsel, siyasal ve felsefi nedenler gibi sayılamayacak kadar çok sebebe bağlı farklılıklar vardır. Bu farklılıklardan dolayı bireyler bazı bireylere yaklaşır, bazı bireylerden ise uzaklaşırlar. Bu sosyal farklılaşma olgusu toplumda doğal bir gruplaşma eğilimi yaratır. Dolayısıyla toplumlarda çeşitli gruplaşma süreçlerinin varlığı bir sosyolojik olgu olarak gayet normaldir, hatta gereklidir, kaçınılmazdır.

İdeolojik Bakış-Objektif Bakış

İdeoloji Nedir?
Türkiye’de kronikleşmiş hastalıklardan biri de her şeyi ideolojiye bulayarak ele almak, açıklamak ve değerlendirmektir. İdeoloji genel anlamıyla sistematik bir düşünce bütünlüğünü anlatır; kendi içinde tutarlı olan ve bütünsellik taşıyan düşünceler belli bir bakış açısını içerir yani bunlar örneğin bir sosyal sınıfın, toplum kesiminin, siyasi partinin, grubun veya bir tabakanın felsefi, sosyal, siyasal, dini, ahlaki ve kültürel görüşlerinin tümünü kapsar. İdeoloji bu öğelerden oluşan belirli bir bakış açısını, bu düşüncelerin genel doğrultusunu ifade eder. Dolayısıyla ideoloji nesnel özelliklerden ziyade birçok duygusal öğeleri barındırmaktadır. Hatta ideolojilerde bu duygusal öğeler baskın durumdadır, ön plandadır. Bu bakımdan her ideolojide bir partizanlık, taraflılık, duygu ve inanç temelli bir nitelik bulunmaktadır.