monet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpg

Çağdaş Toplumlarda Kitle Hareketleri

Kitle (Yığın) Nedir?
Burada özellikle günlük kent yaşamı içinde, cadde ve sokaklarda kendiliğinden, rastgele oluşan ve o anda sadece belirli bir mekânı paylaşmaktan başka bir özelliği olmayan kalabalıkları kastetmiyoruz. Yani bu anlamda kalabalık, kitle, yığın biyolojik veya fiziksel herhangi çokluktan başka bir şey değildir. “Burada bir yığın insan oturmuş enflasyonu konuşuyorlar”, “Pazar yeri çok kalabalıktı”, “Şurada bir taş yığını var” örneklerinde olduğu gibi. Bizim bu makalede söz konusu ettiğimiz kitleler (yığınlar) ise toplumda gelip geçici, süreksiz olmakla birlikte psikososyal ve siyasal etkileri oldukça fazla olan, yoğun ortak sosyal tepkiler veren toplulukları ifade etmektedir. Toplumda sosyal bütünleşme ne kadar sağlam olursa olsun, toplum gene de heterojen bir özellik gösterir. Çünkü bireyler arasında fizyolojik, psikolojik, kültürel, ekonomik, dinsel, siyasal ve felsefi nedenler gibi sayılamayacak kadar çok sebebe bağlı farklılıklar vardır. Bu farklılıklardan dolayı bireyler bazı bireylere yaklaşır, bazı bireylerden ise uzaklaşırlar. Bu sosyal farklılaşma olgusu toplumda doğal bir gruplaşma eğilimi yaratır. Dolayısıyla toplumlarda çeşitli gruplaşma süreçlerinin varlığı bir sosyolojik olgu olarak gayet normaldir, hatta gereklidir, kaçınılmazdır.

İdeolojik Bakış-Objektif Bakış

İdeoloji Nedir?
Türkiye’de kronikleşmiş hastalıklardan biri de her şeyi ideolojiye bulayarak ele almak, açıklamak ve değerlendirmektir. İdeoloji genel anlamıyla sistematik bir düşünce bütünlüğünü anlatır; kendi içinde tutarlı olan ve bütünsellik taşıyan düşünceler belli bir bakış açısını içerir yani bunlar örneğin bir sosyal sınıfın, toplum kesiminin, siyasi partinin, grubun veya bir tabakanın felsefi, sosyal, siyasal, dini, ahlaki ve kültürel görüşlerinin tümünü kapsar. İdeoloji bu öğelerden oluşan belirli bir bakış açısını, bu düşüncelerin genel doğrultusunu ifade eder. Dolayısıyla ideoloji nesnel özelliklerden ziyade birçok duygusal öğeleri barındırmaktadır. Hatta ideolojilerde bu duygusal öğeler baskın durumdadır, ön plandadır. Bu bakımdan her ideolojide bir partizanlık, taraflılık, duygu ve inanç temelli bir nitelik bulunmaktadır.

Çağdaşlık Ne Demektir?

Çağdaşlık Kavramı
Biz bu makalede çağdaşlık kavramını biraz irdelemek, analitik açıdan temel özelliklerini belirlemek ve onu anlaşılır kılmak; ayrıca kavramın kullanımı açısından, Türkiye’de nerelerde yanlışlık yapıldığını araştırıp tartışmak istiyoruz. Sözcük ve kavram olarak “çağdaş” (contemporain) zamandaş, asri, muasır, çağcıl, modern, aynı zaman diliminde yaşamak demektir. Şu anda yaşanılan zamana uygunluğu anlatır. Çağdaş toplum denilince de hâlen yaşadığımız zamanda var olan toplum anlaşılır. Çağdaşlık kavramı 19. yüzyıldan itibaren bizimle (Osmanlı) Batı (Avrupa) arasındaki ilerilik-gerilik farkları, kıyaslamaları bağlamında düşünce ve politik hayatımıza yerleşmiştir. Bu kavram Batı ile olan ilişkilerimizden ve Osmanlı ile Batı arasındaki sosyoekonomik mesafenin açılmasından kaynaklanmıştır. Türk toplumu Batı ile olan ilişkilerini (özellikle sosyokültürel bakımdan) bir türlü gerçekçi, sağlıklı bir zemine oturtamadığı ve Batı’yı yanlış algıladığı için “çağdaşlık” kavramı da çok problemli bir kavram olarak bize Avrupa’dan intikal etmiş ve bir yığın tartışmayı da beraberinde getirmiştir.