monet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpg

Sosyal Kurumlar ve Kurumlaşma Süreci

A. Kurumların Oluşması ve Temel Özellikleri
Toplum organik bir bütünlük, bir yapı olarak kabul edilir. Bu organik bütünlüğü meydana getiren, somutlaştıran belirli öğeler, organlar vardır. Bunların en önemlilerinin başında sosyal kurumlar gelmektedir. Sosyal kurum (müessese) sosyolojinin önemli ve temel kavramlarından biridir. Her toplumda, nitelikleri, işlevleri biraz değişmekle birlikte sosyal kurumlar bulunur. Günlük dilde bu kavram, bazen yanlış olarak da olsa, çoğu zaman kuruluş kavramı ile birlikte kullanılır. Kurumlar, bir insan vücudundaki organlar gibi, toplumda çok çeşitli işlevleri yerine getiren, çoğu zaman örgütlenmiş ve bir bütünlük taşıyan, bazen maddi mekanizmalarla güçlendirilmiş inançlar, düşünceler, davranış tipleri, yerleşmiş alışkanlıklar ve ilişkilerdir (Ülken, 1989: 183). Örneğin evlenme, aile, eğitim, üniversite, miras, din, kilise, banka, siyasal partiler birer kurumdurlar. Kurum kavramı geniş anlamda kullanıldığı gibi (eğitim, devlet, din vb.), dar anlamda da (İzmir Kız Lisesi,  İş Bankası, Kızılay vs.) kullanılır. Sosyal kurum, toplumda bir ihtiyaca cevap veren fonksiyonel-yapısal ilişkilerin, kuralların bütünlüğünü anlatır (Ergil, 1983: 193). İnsan ilişkileri belli bir süre içinde aynı biçimde tekrarlanır ve kurallaşırsa zamanla bir kurum niteliği kazanır (Fichter, 1972: 158) Dolayısıyla sosyal kurumlar yapılaşmış, örgütlenmiş ve düzenlenmiş sosyal ilişkilerden meydana gelmektedir. Anlaşılıyor ki kurumların temelinde çeşitli sosyal ihtiyaçlar bulunmaktadır.

Analitik Yöntem

İnsanlar belirledikleri amaçlara ulaşmak için birtakım araçlar kullanırlar. Bu araçlar çeşitli yöntem ve tekniklerden oluşur. Yöntem ve teknikler de, konunun, sorunun niteliğine göre olmak üzere, büyük bir çeşitlilik gösterir. Tabii amaca ulaşmak için en uygun ve en doğru yöntemin seçilmesi gerekir. Pratik hayatta olduğu gibi tarih içinde felsefe ve bilimlerde de düşünürler ve bilim insanları konuya, imkân ve şartlara göre farklı yöntemler kullanmışlardır. Her yöntem her konu ve sorun için elverişli olmayabilir. Onun için düşünce ve bilim alanında bir yöntem farklılığı söz konusu olmuştur. Yöntemler zamana, uygarlıklara, düşüncenin ve insanlığın evrimine göre de değişiklik göstermiştir.

Sosyal Değerler

Sosyal Değer Nedir?
Sosyal değerlerle ilgili özet bilgi verdikten sonra bu değerleri analitik açıdan incelemek istiyoruz. Sosyal değer kavramı sosyolojide en önemli kavramlardan biridir. Önemi şuradan kaynaklanır: Bir topluluk, grup değer yaratır hâle gelince “toplum” olur. Bir çokluk olarak insanlar “değer” üretmeye başlayınca bir toplumsal bilinç, dayanışma, paylaşma ve bir “takım ruhu”, “biz bilinci” oluşur. Onun için Durkheim çeşitli eser ve yazılarında bir toplumun belirli idealler, değerler yaratmadan kendini oluşturamayacağını özellikle vurgulamıştır. Değer yaratmak, üretmek toplumların önemli bir özelliğidir (Durkheim, 1960, 1973). Sosyal değerlerin oluşması demek, bunlara dayalı olarak sosyal normların, kontrol mekanizmalarının ve sonuçta kapsamlı bir sosyal düzenin meydana getirilmesi demektir. Toplumu rastgele bir kalabalıktan, çokluktan ayıran temel unsur budur. Aslında insanın kendisi de değer yaratan bir varlıktır.