monet_11_Imprese_Vychod_Slunce_1873.jpgvan_gogh_12_seascape_at_saintes-maries.jpgmonet_14_waterlily_pond_1899.jpgbarge_haulers_18_on_the_volga_1870.jpgmonet_23_Poplars_along_the_River_Epte_Autumn_1891.jpgmonet_22_Bulvar_Kapucinu_1873.jpgmonet_20_Zena_s_destnikem_1876.jpgmonet_18_Most_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_12_Regata_v_Argenteuil_1872.jpgvan_gogh_13_the-starry-night-1889.jpgmonet_16_Promenada_1875.jpgrenoirs_15_bal-du-moulin-de-la-galette.jpgmonet_17_Seina_u_Argenteuil_1874.jpgmonet_13_Maky_pobliz_Argenteuil_1873.jpgwilliam_turner_17_the-lake-petworth-sunset-fighting-bucks_1829.jpgmonet_14_Dalnicni_most_v_Argenteuil_1874.jpgmonet_19_La_femme_au_metier_1875.jpgvan_goghs_16_la-meridienne-ou-la-sieste-dapres-millet.jpg

Mısır’daki İsyan Üzerine

Mısır’da, Tunus’taki halk hareketini izleyen günlerde 25 Ocak 2011’de başlayan halk ayaklanması 18 gün sonra 11 Şubat 2011’de ilk hedefine ulaştı. Özellikle Kahire’de Tahrir meydanında toplanan yüz binlerce (bazen milyonlarca) insanın isteği oldu ve 30 yıldır Mısır’ı demir yumrukla, sıkıyönetim altında yöneten Hüsnü Mübarek bir süre dirense de sonunda istifa etmek zorunda kaldı.

Mübarek, 1981 yılında gene kendisi gibi general olan devlet başkanı Enver Sedat’ın bir suikast sonucu öldürülmesiyle (onun yardımcısıydı ve hava kuvvetleri komutanıydı) devlet başkanı olmuştu. Mısır’ı 1952’den bu yana sırayla askerler (generaller) yönetmişti: Necip, Nasır, Sedat ve Mübarek. Bir ay kadar önce Tunus’ta başlayan halk isyanı bir süre sonra Mısır’a yansımış ve Tunus’ta olduğu gibi Mısır’da da bu kitle hareketleri başarılı bir sonuç vermiş oldu.

İnsanı Değiştiren İki Önemli Faktör: Bilgi ve Teknoloji

Bireyin ve toplumun değişmesinde rol oynayan değişik faktörler vardır. Bunların içinde en önemlileri bilgi ve teknolojidir. Birbirine bağlı bu iki faktörün insanı değiştirme mekanizmasına yakından bakalım ve analizini yapmaya çalışalım.

Sosyal bilimlerde çok geçerli ve popüler olan sistem yaklaşımına göre insanın kendisi ve zihinsel yapısı da bir sistem olarak kabul edilir. Her sistemin de girdileri ve çıktıları vardır. İnsan zihnine gelen her bilgi bir girdidir. Bu bilgiler psikolojik açıdan aynı zamanda birer uyaran olarak ele alınır ve bunlar zihindeki belirli süreçlerden sonra belli düşünceler, tepkiler, davranış ve tutumlar hâlinde çıktıya dönüşür. Zihin, iç uyaranlardan gelen duygu ve düşünceleri de harmanlayıp bir davranış hâline getirmektedir. Ama esas olan ve iç uyaranları da besleyen bu dış uyaranlardır.

Bilim ve İrfan

Bilim evrendeki varlıklar, nesneler ve olaylarla ilgili olarak, belirli yöntem ve teknikler kullanarak, gerçekliğe dayalı yani gözlenebilen, denenebilen ve ölçülebilen bilgiler elde etme eylemidir. Ayrıca bilim, bu süreç sonunda sağlanan bilgileri, genel bilme etkinliğini de ifade eder. Böylece çevremizdeki nesne ve olayların nedenlerini, niçinlerini anlamaya, kavramaya çalışırız. Bilim “bilme” eyleminin ilk aşamasıdır. Bize gerçeklerin ilk somut yüzlerini, biçimlerini tanıtır.

İrfan ise, insan zihnine konu olan bilme eyleminin ikinci aşamasıdır ki bu aşamada bilgiler daha anlamlı hâle getirilir, bütünleştirilir, içselleştirilir, özümlenir. Dolayısıyla irfanda bir ölçüde kişinin anlayışı, yaptığı sentezler de devreye girmektedir. İrfan, bilimle kazanılan bilgilerin özsuyudur, bilginin imbikten geçirilmiş, damıtılmış, olgunlaşmış hâlidir. Böylece bilgiler “malumat” hâlinden çıkarılmış, demlendirilmiş olmaktadır.